Akşener Ne Yapmak İstiyor? – Hacı Hüseyin Kılınç

Altılı masa ortak bir Cumhurbaşkanı talibi çıkarmak, geçiş sürecini yönetmek ve nihai hedef olan güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönmek için kuruldu. Masayı oluşturan partilerin tüm bu işleri hayata geçirmeye tek başına güçleri yetmediği için partiler bir araya gelmek mecburiyetinde bırakıldı. Erdoğan’ın sandık marifetiyle yenilmesi ve iktidardan indirilmesi için halk bunca fedakarlığa katlanıyor. Bugün Türkiye demokratik olgunluğa haiz bir ülke olabilseydi ne Erdoğan iş başlangıcında olurdu ne de altılı masaya gerek kalırdı. Seçim yaklaştıkça kuru sıkı hayaller yerini somut gerçekliğe bırakıyor. Somut gerçeklikte birbirinden değişik çıkarlarla karşılaşıyoruz. Kutuplara, cephelere, çıkarlara  ve ön yargılara bulanmış politika alanı yönünü atama de ara sıra zorluklar yaşıyor. 

Altılı masayı bugün kırılgan hale getiren dinamikler üstüne bir münakaşa yürüteceğiz. Eğer bu dinamiklerle yüzleşilmez ve bir sonuca ulaşılmaz ise masanın dağılma riski taşıdığını da açıklayalım. Masayı dağıtan parti hangisi olursa kabak onun başına patlayacak ve siyaseten büyük bir yara almış olacak. Şundan dolayı altılı masanın kitlesini oluşturan çevreler içinde belli asgari müşterekler bulunuyor. Bunlardan ilki asla şüphesiz Erdoğan karşıtlığıdır. Erdoğan’ın siyaseten geriletildiği, onun temsil etmiş olduğu eğilimlerin dışlandığı bir Türkiye’yi özlüyor insanoğlu. İkincisi ucube sistemin yerini parlamento hakimiyetine ve hukuk devletine terk etmiş olduğu bir ülke hayal ediliyor. Üçüncüsü insanları canından bezdiren yaşam pahalılığından, yoksulluktan kurtulmak istiyor hepimiz. Dördüncüsü gelişmiş bir demokraside, çağdaş bir dünyada yaşanılmak isteniyor. Ve sonuncusu kadim sorunlara el atılmış, bunların çözümü mevzusunda ilerleme sağlanmış ve tarihiyle yüzleşmiş bir ülkenin eşit, birinci derslik vatandaşı olmayı özlüyor hepimiz. Kalım, bölünme paranoyalarıyla devamlı tedirgin edilen, korkutulan ve bu nedenlerle demokrasi isteklerinden vazgeçen yurttaşların çoğunlukta olduğu bir ülkede yaşamaktan kurtulmak istiyoruz. Altılı masanın dağılması bu hayallere darbe vuracağından bu mevzularda egoist, çıkarcı, sorumsuz davranışlarda bulunanlar siyaseten cezalandırılacak ve politika müzesine havale edilecekler 

Altılı masanın iki yumuşak karnı bulunuyor. İlki HDP ile olan meseledir. Altılı masadaki her parti için HDP ile ilişki bir tercih değil zorunluluktur. Altılı masanın Erdoğan’ı sandıkta devirebilecek bir gücü olsa HDP diye de bir derdi olmayacak. Oysa Kürt meselesinin taşıyıcısı bir parti olarak HDP’nin tüm bunlardan bağımsız olarak dikkate alınması, hesaba iştirak etmesi gerekiyor. Fakat altılı masayı oluşturan partilerin tamamı bu mevzuda maalesef ortak bir gösterime, perspektife ve ufuk çizgisine haiz değiller. Altılı masaya kalsa HDP’nin desteğine gereksinim olmayacak bir denklem en ideali olurdu. Sadece yaşam bu şekilde bir şeye şimdilik izin vermiyor. Eğer ekonomik bunalım ve yaşam pahalılığı bu eğride devam ederse HDP kilit parti olmaya devam edecek. Bunalım daha da derinleşir ve ekonominin idaresi tümüyle kontrolden çıkarsa kurulacak denklemde HDP’ye gereksinim kalmayabir.

 Bu nedenlerle Erdoğan altılı masanın yumuşak karnı, aşil topuğu görmüş olduğu HDP meselesine gün geçmiyor ki el atıyor. Masanın iki büyük partisi CHP ile İYİ parti arasındaki ilişkileri dinamitleyecek bir el bombası benzer biçimde fünyeyi devamlı elinde tutuyor. Kılıçdaroğlu bugün bizzat kendisinin ayak bağları haline gelmiş olan hatalar yapmış olsa da Kürtlerin büyük bir bölümünün desteğini almış gözüküyor. Kürtlerin ağırlıklı kısmı Kılıçdaroğlu’nun olası adaylığına sempatiyle yaklaşıyor. Cumhurbaşkanı olması halinde üzerilerindeki baskının hafifleyeceğine, hukuksuzluklara son verileceğine ve sisteme tekrardan döneceklerine inanıyorlar. Kılıçdaroğlu için ise bu destek avantaj ve dezavantajları bununla beraber getiriyor. Avantaj bundan dolayı koşullar şimdiki benzer biçimde devam etmiş olduğu taktirde HDP’nin tercihi kazanan tarafı atama edecek. Dezavantaj bu somut gerçeklik İYİ partiyi huylandırıyor ve Kılıçdaroğlu’nun adaylığı mevzusunda yan yollara saptırıyor.

İkinci handikap ise Kılıçdaroğlu’nun adaylığı. İYİ Parti CHP karşısında elini kuvvetli kılmak için içeriden devamlı aday üretmeye çalışıyor. İmamoğlu’nun bir dönem kamuoyundaki popülerliğinin şişirilmesinde Akşener’in hususi katkıları bulunuyor. Sahiplenmesi, sıfatlar atfetmesi ve arkasında durduğuna ilişkin imaların üstünden oldukca fazla bir süre geçmiş değil. O zamanda tüm bu desteğin kamuoyu etkisiyle söylenmediğinin altını çizmiştik. Bu desteğin altında bazı siyasal hesapların, tasarımların yattığını söylemiştik. Şimdi masada noter olarak oturmadığını hatırlatan Akşener’e bu tarz şeyleri söylerken kimse bir yanıt vermiyordu. Bu işlerin partinin kendi iç işleri olduğu iması dahi yapılmıyordu. İmamoğlu’nun gözden düşmesiyle İYİ Partililerde Yavaş aşkı depreşmeye başladı. İstanbul İl Başkanı bir tv mülakatında Yavaş’ı öne doğru itti. Umut Özdağ adaylarının Yavaş bulunduğunu duyuru etti. Gene CHP’li bir belediye başkanı partinin kurullarında tartışılmadan, değerlendirilmeden kamuoyunun önüne getiriliyordu. Bu gelişmeler şunu gösteriyordu: İYİ Parti adayın kim olacağı mevzusunda ön almak ve kendi hesaplarına uygun bir talibi CHP’ye kabul ettirmek istiyordu. 

Kılıçdaroğlu’nun adaylığı meselesi tüm bu hesapları alt üst etti. Yarışa oldukca gerilerde süregelen Kılıçdaroğlu performansı ile kendini tartıştırabilecek bir noktaya getirdi. İmamoğlu ve Yavaş oldukca önlerde olmalarına karşın yanlış taktik adımlar atarak adaylığı domine edemezken Kılıçdaroğlu gerilerden başladığı yarışta Erdoğan’ı yenebileceği duygusunu insanlara vermeyi başardı. Adaylık bahsinde adı geçenler içinde HDP en net desteği Kılıçdaroğlu’na verebileceğine ilişkin işaretler veriyor. Kürt siyaseti için artık mühim bir oyun kurucu konumuna gelen Demirtaş cezaevinden Kılıçdaroğlu’nu destekleyebilecekleri mesajı gönderdi. 

Önceki yazılarda belirttiğimiz benzer biçimde İYİ Parti ya anti faşist özellikler edinmiş bir merkez partisi haline gelecek ve iktidar blokunun üstünde kurmaya çalmış olduğu vesayet diline itiraz edecek ya da şimdiki diktatoryal rejimin devlet içindeki unsurlarının temsilciliğine soyunacak. Şundan dolayı bu çevreler Erdoğan’ın kaybı halinde devletçi bir restorasyonu ve bunun sözcülüğüne de  İYİ Partiyi layık görüyorlar. Mesut Yeğen hocanın da söylediği benzer biçimde bu iki şey kısaca merkez partisi olmak ile devletçi restorasyon yanlılarının sözcülüğüne soyunmak telif edilir şeyler değildir. Merkeze seslenen bir parti hiçbir çevreye ön yargıyla ve dışlayıcı bir üslupla yaklaşamaz. Parlamentonun üçüncü büyük partisinin gölgesinden dahi uzak durmak istemez. Normal olarak eleştirilerini sıralayabilir sadece düşmanca bir dil kullanamaz. Devletçi restorasyonun sözcüsü olmak, şimdiki rejimi kozmetik değişimlerle sürdürmek isteyenlerin isteklerine kulak vermek İYİ Partiyi bu rolu oldukca daha iyi icra eden MHP ile aynı yere götürecektir. Bunu yaptığınız zaman siyasette toplumsal temsile değil devlet kliklerinin gereksinimlerine öncelik verirsiniz. Akşener şu ana kadar bu iki eğilim içinde gitti geldi. Karar saati yaklaşırken onun tutumu altılı masanın da akıbetini belirleyecek. 

Akşener geçenlerde verdiği tv mülakatında bahsettiğimiz basıncın ne kadar tesiri altında kaldığını bir kez daha gösterdi. HDP’nin örtülü desteğine hayır hah bakan Akşener bu destek Kılıçdaroğlu’na verilince bundan memnun olmamış gözüküyor. Kürtler bu desteği İmamoğlu’nun arkasına dizdiğinde söz etmemişti. Kılıçdaroğlu denklem de yok iken seçimler için verdiği desteğe minnet duyuluyordu şimdi ise ödeşildiği söyleniyor. Masanın en büyük partisi olarak CHP Genel Başkanı’nın adaylığı eğer kazanacak bir konuma gelmiş ise düzgüsel bir şey değil mi? Siz adaylıktan feragat ettiğiniz için tüm genel başkanlarda sizin benzer biçimde hareket etmek zorunda mı? Kılıçdaroğlu’na yanındayız mesajı veren belediye başkanları için hala adaylıkları bizim için mesele olmaz demek siyaseten şık bir davranış mı? Soruların sayısını arttırmak mümkün.  Devam edeceğiz…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mersin escort antalya escort bursa escort antalya escort istanbul evden eve nakliyat fethiye escort escort bayan