“Başkan Tayyip Bey Cebel-i Bolluk’te”

Kıymetli okurlarım! Şimdi anlatacaklarım bir rüyadır. 
Güzel bir rüya. 
Tıpkı, öteki rüyalar benzer biçimde. 
Kim bilir, bu rüya kim bilir bilinçaltımın temennisiydi.
İşte o hikâyenin içinde ne olduğu. 

ym1.jpeg

Cebel-i Bolluk Yaylasındaki mütevazı evimizde sabah ezanıyla beraber uyanmıştım. Su ile Polatlanıp Yüce Divana durduktan sonrasında yeniden başımı yastığa koymuştum. 
Kuşların cıvıltısına bir serinlik birlikte rol alıyordu.   
Tenimi okşayan sabah serinliğini duyumsarken “Mustafa Kemal Atatürk’ten Özür Temenni ediyorum Romanının Yazarı” Ekmel Ali Okur ile birlikteydik.

ym2.jpeg

Onca güzel saatlerden gene birini birlikte geçiriyorduk. 
Gözlük burnundan ha düşecek ha düşüyor derken, fazlaca ciddi bir ses tonuyla bir şeyleri fazlaca şeyleri konuşuyorduk. Üşümüyorduk.
Kimi zaman gülümsüyor, bazende hüzünleniyorduk.
Güneş, dağların içinde sokuluyordu.  
Eğilip de düşmek suretiyle olan güneş ışınları arasından iki helikopterin karartısını görmüştüm.
Ben, gördüğümü daha anlamlandırıp Ekmel Aliye diyemeden derhal önümüzdeki düzlüğe inmişlerdi. 
İki helikopter. 
İkisi de beyazdı. 
İçinde insanoğlu vardı. . 
Pervaneleri yavaşlarken içinden fazlaca fakat fazlaca tanıdık birileri iniyordu. 
Ormanın karnından uzanıp gelen esinti ve sessizliğe, motor ve pervane gürültüsü eklenmişti. 
Sessiz olan ortalık aniden hengâmeye dönüşmüştü. 

ym3.jpeg

Ekmel Ali Okur kardeş, dinle.
Birkaç dakika içinde o kalabalığın arasından uzun upuzun biri yanımıza geldi.
Bizlere o tok sesiyle merhaba verdi. 
Bu, işte oydu.
Devasa memleketimizin en mühim şahsiyetiydi. 

ym5.jpeg

O Recep Tayyip Erdoğan’dı. Başkandı. Seneler ilkin Ulusal Görüş Çizgisinde Ekmel Ali Okur Adana’da Kültür Müdürü ilken o’da İstanbul’da Kültür müdürüydü. Tanışıyorlardı. “Ali Kardeş sen nerelerdesin?” diye OKUR’un yanına kadar gitti. Ve hasretle kucaklaştılar. 

Şaşkın bir halde şahsıma hususi bir heyecanın telaşındaydım. 
Selamı alarak onunla tokalaştım. 
Tam arkasındaki Sayın Emine Erdoğan ile selamlaşıp merhabalaşıyordum. 
Ayrıca sen de Cumhur Resimiz ile konuşuyordun. 
Siyah gözlüklü ve ekip elbiseli birkaç şahıs de etrafımızı sardı.   
Cumhur Reisimize senin Yazar Ekmel Ali Okur bulunduğunu söylemiş oldu arkadaşlarına. 
Evet.
Bu sana ve bana hususi bir ziyaretti.

ym6.jpeg

Emine hanım da bu ziyarete eşlik etmişti. 
Ortalık aniden sakinleşti. 
Ben ise, sayın reisimizin seni tanımasının heyecanını yudum yudum tadıyordum.  
Gözlüğünü çıkarmıştın. 
Oldukca ciddi bir üslupla Sayın Recep Tayyip Erdoğan’la konuşmaya başlamıştın.  
Ona bakıp, olmuş, olacak ve olması gerekenlerin istikametinden söz ediyordun.

Ben mi?
Ben de fazlaca çabalıyordum. 
Ne ki, rüya gerçekliğinden olacak, cep telefonum ile bu anımızı, bir türlü fotoğraflayamıyordum. 
Ben, sen, Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve eşleri Cebeli Bereketteydik. 
Çam ormanının kenarında yemyeşil tepenin eteğinde oturmuştuk. 
Kalımlı kalan bu gök kubbenin altında hoş bir seda içindeydik. 

Tayyip Bey, senin Yaz Bulutu adındaki kitabını seneler ilkin okuduğunu söylüyordu. 
Birazcık o kitabından konuştunuz. Ve bilhassa “Mustafa Kemal Atatürk’ten Özür Temenni ediyorum” ve yeni çıkan “Mustafa Kemal Atatürk’ün Talebesi Olmak” adındaki eserlerini imzalayarak takdim ettiniz. 
Ben bu anının huşusunu asla bozmadan size gülümseyerek eşlik ediyordum. 
Niçin sonrasında Cumhur Resimiz arkasında ayakta duran birisine eğildi. 
Ekmel Ali Okur beye ilişkin yazılı ve basılı ne var ise hepsini derhal temin edin söylediğini duydum. 
Yavaşça emine hanım ile ayağa kalktılar. 
Yeniden bizimle tokalaştılar. 

Sayın Cumhur Resimiz hususi bir görüşme için, seni ve beni Beştepe’deki külliyeye çağrı etti. 
Evet. İşte Cumhur Reisimizin hususi ziyaretinin arkasından hususi bir de çağrı almıştık.             
Hilal şeklindeki bıyığının arasındaki pembe dilinle peki dercesine konuşuyorken bir ses kuşağıma geldi.
Bu eşim Ferdane’nin sesiydi. 

Uyandım. 
Uyandığıma kızdım.
Sonrasında mutlu oldum. 
Sonrasında seni düşündüm. 
Sonrasında tüm bu tarz şeyleri yazmalıyım dedim.  
Yazmak.
Yaşadıklarını yazabilmek.

Hatta yaşamadıklarını ve rüyalarını yazabilmek ne güzel. 
Sen ne güzelsin. 
Rüyalar ne güzel.
Yaşam ne güzel. 
İnsan ne güzel.
Güzel diyebilmek ne güzel.

MERTÇE PAYLAŞIM

Saray Mahallesi Cebel-i Bolluk/ Osmaniye/TÜRKİYE

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mersin escort antalya escort bursa escort antalya escort istanbul evden eve nakliyat fethiye escort escort bayan