Haluk Levent meşhur sanatçı için yardım çağrısı yapmış oldu

Haluk Levent, bir süredir sıhhat sorunları ve ekonomik zorluklarla savaşım eden 80’li yılların efsaneleşmiş isimlerinden Tüdanya için takipçilerinden yardım istedi.

Toplumsal medya hesabında Tüdanya’nın fotoğrafını paylaşan Levent, altına şu notu düştü:

“Tüdanya!
Eski ses sanatçımız…
En güzel zamanlarında Gırtlak Kanseri oldu.
Sesini yitirdi, konuşamıyor.
Evi oturulmaz halde ve borç içinde
Elinizden ne geliyorsa artık…
Valilik onaylı.
700.000 ₺
Ziraat Bank.
Hatice Nacitarhan
TR37 0001 0008 4651 8010 6450 02″

 

Haluk Leventten Tüdanya için yardım çağrısı: Evi oturulmaz halde ve borç içinde

 

“14’e basmadan evlendim, açlık ve bakımsızlıktan bebeğim öldü”

Arabesk müziğin en mühim hanım sanatçılarından biriydi Tüdanya. “Seni Sevmeyen Ölsün” şarkısıyla 80’lerde adından söz ettirdi. Geçtiğimiz yıl gırtlak kanseri teşhisi konulmuş olan Tüdanya, yaşadıklarını yazarak anlatmıştı…

 

Haluk Leventten Tüdanya için yardım çağrısı: Evi oturulmaz halde ve borç içinde

 

 

Tüdanya, arabeskin patlama yapmış olduğu 80’lerde “Seni Sevmeyen Ölsün” şarkısıyla fırtınalar estirmişti. 2 milyondan fazla kaset satışı, gazinolar, filmler derken müzisyen devrin dikkat çekenlerinden oldu.

Tüdanya, acılarla dolu bir geçmişe haiz bulunduğunu söylüyor:

“9 çocuklu yoksul bir ailede büyüdüm. 1 gün tok, 2 gün açtık. Tarlaya ya da düğünlere gidersek karnımız doyardı. Annem düğünlerde dümbek çalardı. Şimdi darbuka diyorlar. Ben de ona 6 yaşımda birlikte rol alır, tef çalardım. Fukara fakat şefkatli bir aileydik.
Taze ekmek bile lükstü bizim için. Babam ekmeği haftalık alırdı. Çuvala koyar, yüksek bir yere asardı. Daha o gün kururdu ekmekler. Onun için taze ekmek lükstü. Evimizde elektrik, su yoktu.
Babamın eski bir radyosu vardı, pilli fakat kırıktı. Babam onu don lastiği ile bağlardı, kapağı düşmesin diye. Bizim tek eğlencemiz tarlada o radyoydu. Ben güzel konuşmayı radyodan öğrendim. Orada Hamiyet Yüceses, Safiye Ayla ve Neşet Ertaş dinlerdim.”
Müzisyen, sesinin güzelliğini de tarlada kendi kendine şarkı söyleyerek keşfediyor:
“Sesimin güzelliği gidip çaldığımız düğünlerde insanların beğenmesi ve tarlada kendi kendime şarkı söylememle ortaya çıktı. İlkokulda öğretmenim Fikret Ayhan Öztekin ‘Bu çocuk şarkıları oldukca duygulu söylüyor’ deyip müsamerelerde kendi parasıyla elbise diktirip bana şarkı söyletirdi. Ben sesimin güzel bulunduğunu her yerde ispatlamıştım.”
 

Haluk Leventten Tüdanya için yardım çağrısı: Evi oturulmaz halde ve borç içinde

Pavyona çıkan Külkedisi gibiydim

İzmir’de bir pavyona temizliğe giden Tüdanya, burada yaşamının değişmesine niçin olacak teklifi alıyor:
“Pavyona temizliğe giderdim. Sanatçılar gündüzleri sazlarıyla provalara gelirdi, onları dinlerdim. Patron Cengiz Özşeker içeri girerken her gün hepimize merhaba verirdi. Bigün ‘Dönülmez Akşamın Ufkundayız’ı söylerken patron duydu beni. ‘Gel bakalım’ diyerek benim sahneye çıkmamı istedi.”
Tüdanya, ilk kez sahneye New York Gazinosu’nda çıkıyor:
“Kibariye, Bergen ve ben çıkıyorduk. İlk sıra bendeydi. 1 ay her gün sahne aldım. O his tanım edilemez. Sahnede 20 şarkı söylüyordum. Sazlar, çelenkler, oldukca güzel elbiseler ve ben Tüdanya olmuştum. Külkedisi gibiydim… O dönem pavyonlar oldukca namusluydu. Sevgi, saygı vardı. İnsanlar müzik dinlemeye geliyordu. Arabeski yükselten bizlerdik. Hayatlarımıza bakın… Anlatmadığım, anlatamadığım o denli oldukca şey var ki… Bu hayatları yaşayan bir sürü insan var. Seyircinin fena hiçbir beklentisi yoktu bizlerden. İsteyen peçeteye şarkısını yazar, garsona verirdi. En oldukca istenen şarkım da ‘Seni Sevmeyen Ölsün’dü.”
 

Haluk Leventten Tüdanya için yardım çağrısı: Evi oturulmaz halde ve borç içinde

Kuliste kimselerle kavga etmedim

Tüdanya, İzmir’de ünlendikten sonrasında İstanbul sahnesine aktarma oluyor. Müzisyen o günleri şu şekilde konu alıyor: “İstanbul’da Özgürlük Gazetesi’nin eğlence çadırı vardı. İbrahim Tatlıses, Ufak Emrah, Ayşegül Aldinç… Bu şekilde bir kadro sahne aldık. Oldukça anılarımız var. Bigün bu tarz şeyleri kitaba yazmak isterim. Hakkaten öykü içinde öykü hep.”
Müzisyen, 80’lerde İzmir Fuarı’nın en büyük imtihan yeri bulunduğunu söylüyor: “Orası en büyük imtihan yeri. Oraya hepimiz çıkamazdı. Ben 10 yıl üst üste çıktım. Kimselerle kavgam, gürültüm olmazdı. Adım altta yazılmış, üstte yazılmış falan asla bu tarz şeyleri önemsemezdim. Fakat sahneyi yıkardım. Yurtiçi, Avrupa o dönem hepimiz ‘Seni Sevmeyen Ölsün’ şarkısını söylerdi.”

 

“Seni Sevmeyen Ölsün”ü bir kerede kaydettik

Tüdanya, kitlelerin onu tanımasını elde eden “Seni Sevmeyen Ölsün” şarkısının kendisine iyi mi geldiğini şu şekilde konu alıyor: “Şarkı bana ulaştığında rahmetli Yılmaz Tatlıses yalnız bağlamayla çalmıştı. Kaseti yollamış teypte dinliyordum. Aklımdan geçen ‘Bu iyi mi şarkı’ düşünceleriyle stüdyoya gittim. Şarkıya rahmetli İlyas Tetik o şekilde güzel sözler yazdı ki… Stüdyoda yalnız bir kere okudum ve kaydettik.”

‘BÜLBÜL SUSTU’

61 yaşındaki Tüdanya, İzmir’de yaşıyor. Gırtlak kanseri sonrası geçen yıl ‘en değerlim’ söylediği sesini kaybeden müzisyen, bu süreci iyi mi atlattığını şu şekilde konu alıyor:
“Şu an sağlığım bozuk. Fakat oldukca şükür yakınma etmiyorum. İzmir’deyim, makineye bağlı yaşıyorum. 10 yaşlarında torunum var. Anası 9 aylıkken bana bıraktı. Ben büyütüyorum. Oğlumun oğlu. Onunla geçiyor hayatım. En değerlim sesimi kaybettim. Azca şey mi? Gırtlak kanseri oldum. Sesim, bademciklerim hepsi gitti. Bülbül sustu. Fakat oldukca şükür, nefes alıyorum. Hayattayım. Kimi zaman şarkılarıma denk geliyorum. Fakat sesimi dinleyemiyorum, bu sebeple oldukca üzülüyorum.”
Tüdanya, hem maddi hem de içsel güçlük yaşamış olduğu dönemde Haluk Levent ve AHBAP Derneği’nin kendisine yardım ettiğini söylüyor: Haluk Levent ile bağlantımız Polat Yağcı yardımıyla oldu. Polat Yağcı’yı asla tanımıyordum. Fakat Hakan Eren daima maddi içsel yanımda oldu. 9 ay Ege Üniversitesi Hastanesi’nde kaldım. 8 ameliyat geçirdim. Bir yudum su içemedim.”
 

Haluk Leventten Tüdanya için yardım çağrısı: Evi oturulmaz halde ve borç içinde

Tüdanya, bir dönem Bergen’le aynı gazinoda sahne alıyordu: “Bizi hep rakip gösterdiler, fakat değildik.”

 

Bizlere yazılan görevi oynuyoruz

Tüdanya, hayatta ‘keşke’leri bulunduğunu söylüyor: “Keşkelerim de ‘iyi ki’lerim de oldukca. Fakat şuna inanıyorum; bizlere bu rolleri yazan yüce Tanrı. Ikimiz de rolümüzü oynuyoruz.”

Müzisyen şu sıralar yeni bir şarkı yazdığını belirtiyor: “Ben bir dönem sahnelere küstüm, ondan ortalarda gözükmedim. Fakat artık evde şarkı yapıyorum. Zor da olsa bir hapishane şarkısı yaptım. Cansever okuyacak. Kopmadım müzikten.”

14’e basmadan evlendim, açlık ve bakımsızlıktan bebeğim öldü

“İlk evliliğimi 14’üme girmeden yaptım. Babam, çocukken evlendirdi. O evlilikte yaşadıklarımdan 10 tane Film çıkar. Tüm Bergama şahittir. 15 yaşımda anne oldum. İlk çocuğumla aramızda 15 yaş var ve ben hep açtım. Annemin evine gidersem Yiyecek yiyordum. Açlık ve bakımsızlıktan ilk bebeğim öldü. Bu hayatta dayaktan, fakirlikten, ihanetten bıktım. 5 kız kardeşiz, hep 14-15 yaşlarında evlendirildik.

Bu evlilik 10 yıl sürdü. İki çocuğum daha oldu. Seçil ve Seçkin… Evlere temizliğe gidiyordum. Bigün bir karı doğum doktorunun evine gittim. Bana ‘Kızın olursa adını Tüdanya koy’ dedi. Oldukça hoşuma gitti. Aklımda kalmıştı. Nereden bilirdim benim adım olacağını… Esas adım Hatice’dir.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mersin escort antalya escort bursa escort antalya escort istanbul evden eve nakliyat fethiye escort escort bayan