İnsan Hangi Özelliği İle Melekler ve iblisten Üstündür?

“İnsana Bu Muhteşem Beyni Veren Tanrı’nın, İnsandan Bu Beyni Kullanmasını İstemediğine İnanmıyorum!”
Galileo

Kur’an-ı Kerim yedi ayrı surede meleklerin Âdem’e secdesinden söz etmektedir. Tanrı bir insan yaratacağını meleklere haber vermiş, ona biçim verip ruhundan üfleyince, meleklerden, yarattığı bu insana secde etmelerini istemiştir.
Meleklere: “Âdem’e secde edin!” dediğimizde iblis dışındakiler derhal secdeye kapanmış oldu. İblis ise direnerek bundan kaçındı, kibir­lendi ve kâfirlerden oldu.
Bakara-34

Meleklerin Hz. Âdem’e yaptıkları secde, ona ibâdet maksadıyla meydana getirilen secde değildir. O, bir tek Tanrı’ın emrine uygun olarak hareket etmeleridir. Onların secdesi, Tanrı’ın direktifiyle olduğundan, bizâtihi Tanrı’a ibadettir. Tanrı Âdem’in şanını yüceltmek için onu meleklerin kıblesi yapmıştır. Dolayısıyla buradaki secdeyi, meleklerin Âdem’e tevazu ve saygı göstermeleri olarak idrak etmek gerekir.

Adem’in meleklere nazaran üstün tarafı ne idi?
Tanrı;” Âdem’e tüm adları öğretti.” (Bakara, 2/31)

İnsan eğitilmeye, öğrenmeye, gelişmeye uygun yaratıldı. Eşyayı, cisimleri, hareketleri tanıyabilip,

Özelliklerini öğrenebildiği için avcılık, toplayıcılık yapmış oldu. Alet kullanmayı öğrendi, ateşi, tekerleği, giyimi, yiyecek pişmesini, aile yaşamını öğrendi.
İnsanın öğrenme, aklını kullanma serüveni binlerce senedir asla hız kesmeden devam ediyor.

Bizi meleklerden, iblisten üstün meydana getiren akletme, öğrenme, üretme, gelişme yeteneğimizdir.

Şimdi bu üstün yanımızı birilerinin emrine verip, akledemeyip, bir tek itaat eden bir canlı hâline iyi mi düşeriz?

Meleklerin, cinlerin hayranlıkla izlediği ÂDEMOĞLU iken iyi mi kendimizi aklını kullanmayan bir forma düşürebiliriz?

Bence ahiretteki en mühim sorgulanacak hesap buradan olacak benzer biçimde…
Karşılık ödemeden, aklı zorlamadan, kolay aden arzusu, insanoğlunu çeşit çeşit şirk unsurlarına sevk etti.

Coğrafya, kültür, güç ve ekonomik nedenlerle tarihte şirk unsurları değişimler arz etmiştir. Dün dağı, yıldızı, güneşi, heykeli ilah bilip şirk içinde olanlar, vakit içinde bu sapkınlıklarını; mukaddes sayılan kişilere, güç odaklarına, paraya, yalancı din sömürücülerine yönelttiler.

” Artık kim zerre ağırlığınca bir iyilik yapmışsa, onu görür. Kim de zerre kadar bir fenalık yapmışsa, onu görür.” Zilzal 7-8

İzni olmadan O’nun katında kim şefaat edebilir?
Bakara 255

Artık şefaatçilerin şefaati onlara yarar vermez.” (el-Müddessir, 48)
Siz gene atamız Adem’i üstün meydana getiren öğrenmeyi, gelişmeyi seçin.

Aklınızı çalıştırıp, düşünerek kendinizi ahiretteki üst boyuta hazırlayın.
Tanrı, akıllarını iyi kullanmayanlara azab (rezillik) verir.
Yunus süresi 100

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mersin escort antalya escort bursa escort antalya escort istanbul evden eve nakliyat fethiye escort escort bayan