Küçüklere Merhaba Vermeyin, Psikolojileri Bozuluyor!

              Başlıktaki ifade bir ortaokulun müdürüne aittir. Kızım İlahiyat Fakültesi’ni bitirince KPSS, imtihan ve atama süreçlerini beklerken boş kalmamak için ücretli öğretmenlik için müracaat yapmış oldu.

              Bu ücretli öğretmenlik hususuna da bir ayraç açmak isterim. Mevcut okullarda bazı branşlarda öğretmen açığı olduğunda her ilçe, Ulusal Eğitim Müdürlüğü vasıtası ile web üstünden müracaat kabul ederek, uygun vasıfları taşıyanları okullarda görevlendiriyor. Bu öğretmenler kadrolu olmadıkları için bir tek girdikleri ders saati karşılığı ücret alıyorlar. Bu şekilde olunca da okul yönetimlerinin perspektif değişik hatta mobbing derecesinde bir süreç sizi bekliyor oluyor. Öğretmende de ilinti duygusu yerleşmediği için naturel olarak eğitimin kalitesi de bu durumdan negatif etkilenmektedir. Burada ki mühim bir çelişki ise gerekseme var, talep var fakat lüzumlu kadro açılmıyor olması izaha muhtaç bir durumdur.

              Yine başa dönecek olursak, müracaatımızı yaptık, okulumuz belli oldu. Okullar açılmadan yedi gün ilkin tanışmak ve görüşmek suretiyle okula kızıma eşlik ederek gittik. Müdür odasına vardığımız da kendimizi takdim ettik ve sözü müdür aldı, bakalım ne söylemiş oldu?

              “Hoca Hanım, evlatları korkutmayacaksınız! Dinden daha fazlaca etik değerleri öne çıkarın. Sizin İlahiyatta aldığınız eğitim birazcık faklı olduğundan bizlere pek uymaz. O şekilde cehennem, cin, şeytan vs. bahsetmeyin. Sınıfa girerken Selamünaleyküm diye merhaba vermeyin, evlatların psikolojisi bozuluyor!”

Bu giriş karşısında biz, ilk olarak bir şok yaşadık. Biz nereye geldik, burası neresi? Kendimizi toparlayıp; bu işin kitabı, müfredatı ve planı yok mu? Diye mukabele de bulunsak da müdürün zihniyeti belliydi ve bizim ne söylediğimizi dikkate almıyordu.

Elinden gelse “Din” diye bir dersi okutmaktan imtina edecek fakat buna gücü yetmediği için meseleyi bu şekilde sulandırarak itibarsızlaştırma yoluna sapıyordu. Din dersinde dinden bahsedilmeyecekse bu iş iyi mi olacaktı? Sonrasında merhaba vermek, sulh ve esenlik dilemek olması durumunda iyi mi olur da evlatların psikolojisi bozulur bunu idrak etmek mümkün değildi.

Uygulamada ise tam tersi bir durum yaşandı ve kızım sınıfa girdiğinde birazcık da üstlendiği misyona bağlı olarak tüm çocuklar bir ağızdan “Selamünaleyküm Hocam” diye karşılamışlardı. Buradan çıkan netice ise, müdürün kendi bilinçaltı ve takıntılarını evlatları paravan yaparak kullanıyor olmasıydı. Bu şekilde bir zihniyeti ek olarak yönetici yapmış olursanız bu eğitimin nereye gideceğini varın siz düşünün. İktidar devamlı “dindar nesil” yetiştirmek için çırpınırken bu takozların dini çağ dışı zihniyet olarak görmeleri oldukça anlamlı ve düşündürücüdür.

Netice olarak; selamdan hastalık duyan içimizdeki İrlandalılar var olduğu sürece eğitimde varacağımız bir hedef olmayacaktır. Bunların sayısı ise küçümsenmeyecek kadar yekûn teşkil etmektedirler. Geleceğimizin güvencesi ve teminatı olacak çocuklarımız kimlerin elinde iyi mi biçim alıyor, hepimiz bilsin.

Esenlik dileklerimle,

Erol Aydın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mersin escort antalya escort bursa escort antalya escort istanbul evden eve nakliyat fethiye escort escort bayan