TGS Adana: Sıkıdüzen Yasasına Hayır!

“Dezenformasyonla mücadeleyi” değil sansürü çoğaltmak suretiyle hazırlandığı anlaşılan kanun teklifi, 2022 süresince yaptığımız tüm itirazlara karşın, yasama yılı adım atar başlamaz meclis gündemine geliyor.

Türkiye seçime giderken, “dezenformasyonla savaşım” adı altında ısrarla gündeme getirilen sadece gazeteciliğe baskıdan ve medyayı cezalandırmaktan başka amacı olmayan bu teklifin geri çekilmesini istiyoruz.

Basın meslek örgütlerine sorulmadan, iktidar tarafınca tek taraflı hazırlanan bu yasa teklifi kabul edilirse, yalan olduğu iddia edilen bir haber sebebiyle gazeteciye üç yıl hapis cezası verilebilecek, toplumsal medyada eleştirel paylaşım meydana getiren yurttaşlar dezenformasyonla suçlanabilecek. Paylaşılan içeriğin doğru olup olmadığına ise iktidar karar verecek.

Yasa bu hâliyle geçerse hayatımızda neler değişecek, özetleyelim:

Toplumsal medya cendereye alınacak, anlık mesajlaşma uygulamaları bundan sonrasında görüşmelere ilişkin detayları BTK’ya verecek.

Gazetecilerin basın kartı taşımasının hiçbir anlamı kalmayacak, şu sebeple dernek ve vakıf yöneticilerinin basın kartı alabilmesi için medya alanında etkinlik göstermesi kafi olacak. Basın İlân Kurumu, gazetelere ve web haber sitelerine hem para hem ceza veren bir kurum olarak geniş yetkilerle donatılacak. Tıpkı, tv ve radyolar üstünde kılıcını sallayan RTÜK benzer biçimde yazılı ve dijital medyanın eli sopalı polisi hâline gelecek.

BTK ile BİK, basılı ve dijital medyanın yanı sıra toplumsal medya ile Whatsapp benzer biçimde iletişim uygulamalarını da fazlaca sıkı bir denetim ve ceza tehdidi altına alacak. Kullanıcı bilgilerini vermek ya da kabahat işlediği öne sürülen hesaplarla ilgili işlem yapmak benzer biçimde ağır yükümlülükleri kabul etmeyen toplumsal medya şirketlerinin bant genişliği yüzde 95 oranında daraltılacak, bu şekilde olunca hepimizin her gün kullandığı bu uygulamalar çalışmayacak.

6245d34c-840b-4593-8e7c-38ec80125dce-1.jpg

Mahalli gazetelerin ana yaşam deposu olan resmi ilân gelirinin yüzde 75’i buharlaşacak, matbaalar çalışamaz hâle gelecek.

Kısacası yaklaşan seçimler öncesinde, devlet kurumları halkın tüm haber kaynaklarını bir ahtapot benzer biçimde saracak, isterse sıkıştırıp boğacak, isterse gevşetecek.

Biz gazeteciler yasa teklifinin her maddesini didik didik inceledik. Topluma karşı sorumluluğumuz gereği bir kez daha hem yasa yapıcıları hem kamuoyunu uyarıyoruz. Bu yasa bu hâliyle geçerse devletimizde basın, ifade ve iletişim özgürlüğü kalmayacak. İtirazlarımızı Meclis’te dile getirirken “Tartışmalı bu maddeleri muğlaklıktan uzak olacak şekilde tekrardan düzenleyelim” dedik, dinlemediler.

Şimdi tarihimizde görülmemiş düzeyde ağır bir ifade özgürlüğü engeliyle karşı karşıyayız. Bu yasa tüm topluma ve bu toplumun bir parçası olan gazeteci ve yayıncılara fazlaca ağır otosansür, sıkıdüzen, ceza, denetim ve işini yapamama tehdidi getirmektedir.

Bu sansürü kabul etmeyeceğiz, okurlarımızla, sektörle ve meslektaşlarımızla bu yasanın geri çekilmesi için savaşım edeceğiz. Bugün buradan TBMM’de grubu bulunan partilerin grup başkanvekillerine kanun teklifini geri çekmeleri için son kez davet yapıyoruz.

Sansüre değil daha çok demokrasiye ihtiyacımız var!

Türkiye Gazeteciler Sendikası Adana Şubesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mersin escort antalya escort bursa escort antalya escort istanbul evden eve nakliyat fethiye escort escort bayan